Yıllar önceydi(sanırım 1997). Dayım bir arkadaşının yanından bize telefon etmiş, arabayı servise bakıma verdiğini ve bizim onu ordan almamızı söylemişti. Gideceğimiz yer orman içerisinde güzel bir kulübe büro idi ve yakınlarında doğal kaynak suyu vardı. Dayım gelirken bidon, şişe vs. türü şeyler istedi bizden. Ben okuldan yeni gelmiştim ve babam işte idi. Komşumuza rica ettik. Bizim araba ile dayımın dediği yere gittik. Arabadan indik, dayım bizi karşılamak için oradaydı. Bidonları, şişeleri de yanımıza aldık. Ormanın girişindeki suya doğru ilerledik. Çok kalabalıktı, insanlar sanki akın etmişlerdi su için. Kayaların arasına yerleştirilmiş beyaz temiz düzgün bir borudan akan buz gibi soğuk, tatlı mı tatlı su. Sıramızı bekledik. Şişeler doldu. Yüklendik hepsini arabaya doğru yola koyulduk.
Dönüş yolunda dümdüz giderken dayımlar kumdan(?) gitmemek için yollarını değiştirdiler
Bende çok bilmişim ya. Ayakkabılarıma güvenip dümdüz oradan geçmek için ilerledim. devamını okuyayım..
Temmuz 2003. Memlekette yakın bir akrabımızın düğünündeyim. Karadeniz düğünü olması sebebiyle silah atılması muhtemel, hatta olması gereken bir şovdur. Günler öncesinden makinaları ayarladık, temizliklerini yaptık, şarjörleri doldurduk. Düğün günü geldiğinde silahlar belde yerimize kurulduk. Vakit ilerledi açılış büyük amcamız tarafından yapıldı. O dakikadan sonra susmak bilmeyen silah sesleri. Ortalık biraz dindiğinde sıra gençlerde denildi çıkardık silahları, verdik mermileri ağızlara
Kuzenle birlikte aynı anda başlayıp aynı anda bitirecektik ahenk içerisinde. devamını okuyayım..
İşe kartlı otobüs ile gittiğim için maaşı aldığım zaman genelde iki üç tane 20 binişlik otobüs kartı alır ve cüzdanıma koyarım. Cüzdanımı her gün onlarca kez açtığım için cüzdanımdaki bu otobüs kartları ay sonuna yaklaştığımızda tanınmaz hale gelir. Ve o güzelim gıcır gıcır kartlar hiç kullanılmadığı halde eski püskü bir hal alır. Ve ay sonu yaklaştığında da bu kartları daha fazla zedelenmesin diye cüzdanımdan çıkarır ve montumun iç cebine ya da çantama koyarım. Ara ara otobüste kitap okurken kitabımın arasında unuttuğum da olmuştur
Otobüse bindiğim durak hemen evin karşısında olduğu için evden çıkar çıkmaz otobüsün geldiğini rahatlıkla görebilirim. Yine bir gün sabah evden çıktığımda tam kapıdan çıkarken otobüsün durağa yanaştığını gördüm ve koşmaya başladım. Caddenin karşısına geçtiğim zaman sanırım şöför beni aynadan görmüş olacak ki benim otobüsün yanına kadar gelmemi bekledi. devamını okuyayım..